Tolga, 14 Mart 1985 de Mersin’ de doğuyordu ama kontrol onun elinde olsa 1 hafta daha bekleyip koç burcunda doğacaktı.
Doğduğunda ise kendisini bacağından tutup sarkıtan ebesi yüzünden ilk başta “yarasa olarak mı dünyaya geldim?” hissine kapılıyordu. Dört yaşına geldiğinde kardeşi olacağını öğrenen Tolga’ya “Kardeşinin deniz arabası ile geleceği söyleniyor” ve bu durum Tolga’da şok etkisi yaratıyordu çünkü herkesin kardeşini leylekler getiriyordu onun kardeşini neden deniz arabası getiriyordu. Ve bir gün apar topar evden uzaklaştırılan Tolga, geri geldiğinde doğmuş kardeşi ile karşılaşıyor ve dolayısıyla ilk tepkisi “Kardeşim kardeşim bu kadar güzeldin de neden geç geldin, yoksa bilet bulamadın mı?” oluyordu.
Artık Tolga ilkokul okuyacak kıvama gelmiş ve İbrahim Karaoğlanoğlu İlköğretim Okulu’na yazılıyordu. Başlarda hangi okulda okuduğunu soranlara cevap vermekte zorlanan Tolga, İbrahim diyordu Kara diyordu gerisi gelmiyordu. İlerleyen yıllarda okulun ismini doğru ve eksiksiz telafuz etmeyi öğrenen Tolga hem ilkokul 4. hem de 5. sınıfta 2 kez bilgi yarışmasına katılıyor ve sınavın
olduğu günler okul kantininden beleş abur cubur yiyordu. Yarışmalarda “Diğer okullara, okul ismi ile tezahürat yapılırken Tolga’ya ayrı tezahüratlar yapılıyordu” Ama o zamanlar oley çekmek moda olmadığından Tolga sadece el sallayarak olayı geçiştiriyordu.
İlkokul 5 e geldiğinde Anadolu Lisesi sınavlarına giren Tolga, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Anadolu Lisesi’ni kazanıyor ve okulun isminden dolayı ikinci şoku yaşıyordu. Ama bu sefer kolayını bulan Tolga hangi okulda okuduğunu soranlara “MTSO Anadolu
Lisesi” diyerek kısaca okulun adını özetliyordu. 7 yıl boyunca MTSO ’nun sıralarını çürüten (ciddi anlamda sıranın ortasını delmişliği var) Tolga o yıllara çok fazla özlem duyuyor. Tolga ilk mizahi yazısını da lisede yazıyordu. (Bakınız: Ölmeden önce söylenmiş son sözler-Seri 1)
Lise sona geldiğinde Tolga ‘ da Öss’nin kurbanlarından biri oluyor ve ilk olarak Selçuk Üniversitesi Fizik Öğretmenliği’ni kazanıyordu. Einstein ile aynı gün de doğmasına rağmen onla bir türlü yıldızları barışmıyordu. Newton ‘a ise her gün “Keşke kafana elma değil de Hindistan cevizi düşseydi” diyerek beddua ediyordu. Tolga Konya’da ne kadar stresli bir dönemde de olsa mizahi yazıları beğenilince daha çok yazmaya karar veriyordu. 3 yıl boyunca fizik öğretmenliği okumaya çalışan (15 alttan ders) Tolga öylesine girdiği öss sınavında iyi puan alınca Çukurova Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliğini(BöTe) kazanıyordu. Bu Tolga
için 3. okul ismi şoku oluyordu. Ama kısaca “Bilgisayar Öğretmenliği okuyorum” diyerek olayı kurtarıyordu. Newton’ dan hıncını hala alamayan Tolga Bilgisayar’la yaptığı animasyonlarda Newton’un kafasına ananasından armuduna, Hindistan cevizinden ayvasına ne kadar ağır meyve varsa düşürüyordu. Üniversite hayatı boyunca gece 3-4 sularına kadar uyuyamayan Tolga ”Acaba yarasa mıyım” tezine inanmaya başlamıştır.
Son olarak Üniversiteyi bitiren Tolga Niğde’ye internet cafe işletmecisi pardon bilgisayar öğretmeni olarak atanıyordu. Kendi deyimiyle “artık kışları bozulan şivesini yazları düzeltmeye çalışıyor”. Ha bu arada atandığı okul mu “Karatlı Kasabası Şehit Şahin Yılmaz İlköğretim Okulu” şok=4
Soru: Yeterli ve uygun beslenmeye ne denir? Tolga: Nerden geliyor bu bolluk hadi yine iyisin denir.
Soru: Suya bırakılan normal kola batıyor fakat diet kola batmıyorsa nasıl bir sonuç çıkarırsınız? Tolga: Şerefsizler diet kolada malzemeden çalmışlardır.
Soru: Bir çocuğun bölme işlemini yapabilmesi için öncelikle neyi bilmesi gerekir? Tolga: Valla hesap makinesini kullanmayı bilsin, karesini de bulur, kökünü de alır.
Soru: Bitkilerin gündüzleri karbondioksit,geceleri oksijen solunumu yapmalarını nasıl açıklarsınız Tolga: Gündüz karbondioksitle kafayı bulan bitkiler gece oksijenle ayıkmaya çalışırlar.
Soru: Akarsuların daima aşağıya doğru akmasından ne sonuç çıkarırsınız? Tolga: Her zaman yukarılarda bir yerde suya işeyen birileri olabilir.
Soru: Bir trafik kazasında yaralanmış birini gördüğünüzde ilk olarak ne yapmanız gerekir? Tolga: İlk olarak neyi var neyi yok diye bakmamız gerekir, neresine mi ceplerine.
Soru: Sel, yangın, deprem ve salgın hastalık gibi felakete uğrayanlara hangi kuruluş yardım eder? Tolga: Sabah sabah Seda Sayan ablamız sektörün en önde gelen kuruluşudur. Bu yazı Tolga ŞEN’e aittir. Başka sitelerde izinsiz yayınlanamaz!
Medyum Togi’den komik rüya tabirleri -2-
RÜYALAR GERÇEK OLUP BİR RÜYA YORUMLAMA SİTESİNDEN ALINMIŞTIR.
Rüyaylabozdum nickli arkadaşımızın rüyası: Karşıma nur yüzlü sakallı biri çıktı, Hızır Aleyhisselam! Ona üniversiteyi kazanıp kazanamayacağımı sordum, gülümseyerek evet dedi! Lütfen birde babama söyleyin dedim, koşarak babamın yanına gittik, babama sor ona kazanacak mıyım sor dedim, babam sordu kazanacak mı diye, kazanacak dedi gene, kazanacak!
Medyum Togi’nin Yorumu: Öncelikle nur yüzlü ve aksakallı ise kesin doğru söyler, elimizdeki en bilimsel veriler bu dedelerin söyledikleridir. Ama yazıktır koşa koşa babanın yanına götürmüşsün adamcağızı. Nefesi tıkanıp gidecekmiş. Bir de babanda hiç kafa yokmuş hazır dedeyi yakalamışken bir iddaa kuponu yaptırsana be adam
Beyazayın nickli arkadaşımızın rüyası: Rüyamda âşık olduğum kişiyi gördüm. O zengindi. Ben ise evlerinde çalışan bir hizmetçiydim. Koridorda yürürken birden önüme çıktı, korktum. Bana gülümsedi. Birlikte bir dolabın üzerine oturduk. Bana telefonunu gösterdi. Bende çok güzel dedim.
Medyum Togi’nin Yorumu: Öncelikle rüyanın burada bittiğine emin misin?
Vay be eskiden pul koleksiyonu gösterilirdi teknoloji ile telefon gösterilmeye başlanmış. Bu rüya sana bir işaret kızım, elemanın telefonu blackberry de olsa nefsini koru.
Talker nickli arkadaşımızın rüyası: Rüyamda büyük bir alanda eşimle beraberim fakat bir sürü inek işeyerek bu alanda ufak bir göl oluşturuyorlar ve eşimle ben bu gölde yüzüyorduk. Yüzerken herhangi bir sıkıntı yaşamadık..
Medyum Togi’nin Yorumu: Öncelikle Ankara’da yaşadığınız belli, su sıkıntısından inek sidiğinde bile yüzebiliyorsunuz. Bu rüyadan şu çıkıyor ineğin etinden ve sütünden sonra sidiğinden de yararlanabileceğimizi keşfetmiş bulunmaktasınız. Vakit kaybetmeden patentini alınız.
AK_NB1 nickli arkadaşımızın rüyası: Birinin bahçesine girmişim ve toprak zemininde bağdaş kurup oturuyordum. Üç adet yılan geldi. Önce kırmızı yılan geçti etrafımdan tıslayarak, yanından sarı ağırlıklı bir yılan geçti ama o sadece geçti. Ardından toprak rengi ile gri arası diğer yılanda onlarla beraber dönmeye başladı etrafımda boyları da oldukça uzundu.
Medyum Togi’nin Yorumu: Kırmızı renkli yılanın önce ve tıslayarak geçmesi, çetenin reisi olduğu gösterir. Belli ki senle oynamak istiyorlar ki 3 çeşit gelmişler. Bu oyunun da “Hangimiz zehirli hangimiz zehirsiz seç bakalım” oyunu olduğu bariz bellidir. Bu rüyadan şu çıkar, her bahçeye girilmez, her ağaçtan da meyve yenmez.